FS

Sedef&Deniz Düğün Hikayesi, Belgesel Düğün Fotoğrafçısı İzmir, Gelin&Damat Portreleribi, Doğal Dış Çekim Fotoğrafları, İzmir Hikaye Fotoğrafçısı

‘’Ayselin ve Aslı Hanım Merhabalar,

Öncelikle, çalışmalarınızı inceleme fırsatımız oldu ve çok beğendik. Gördüğümüz şey sadece bir fotoğraf karesi değildi, o karedeki insanların hislerini de fotoğraflamanız çok hoşumuza gitti.

16 Temmuz 2016 tarihinde İzmir’de düğünümüz olacak. Tarih olarak uygunluk durumunuz nedir? Fiyat teklifi rica edebilir miyim?

Teşekkürler.’’

Sedef&Deniz Düğün Hikayesi, Belgesel Düğün Fotoğrafçısı İzmir, Gelin&Damat Portreleri

İşte her şey Deniz’in bu güzel ve içten maili ile başladı. Bir fotoğrafta yaşanılan hisler, çeken ve çekilenden ötedekine de geçiyorsa beraber paylaşılacak güzel anılar ufukta görünüyor demektir. Tecrübeyle sabittir 🙂

Sedef ve Deniz İstanbul’da yaşayan, biri İzmirli diğeri Ankaralı iki mühendis güzel insan. Hikayeleri Ankara’da üniversite yıllarında başlamış. Deniz üçüncü, Sedef ise birinci sınıfta o zamanlar. İlk defa bölümün yemeğinde görmüş Deniz Sedef’i, görür görmez de onunla tanışmayı aklına koymuş. Sonuçta ortak arkadaşları sayesinde Ankara Milli Kütüphanesi’nde bir araya gelmişler. Sedef’in kalbine giden yol çeşit çeşit ders notlarından geçiyormuş zamanında, eh Deniz de yolu ezberlemeye çoktan hazır.

Sedef&Deniz Düğün Hikayesi, Belgesel Düğün Fotoğrafçısı İzmir, Gelin&Damat Portreleri

Gel zaman git zaman 6 ay tatlı bir arkadaşlık süreci derken, aşk, arkadaşlığın önüne geçmiş ve bağlamış kalplerini birbirine. Hem de ne bağlamak… Önce araya okyanuslar girmiş, Deniz uçup gitmiş Amerika’ya, Saint Louis Üniversitesi’nde eğitimine devam etmiş. Sedef de sığamamış Ankara’ya, toplayıp bavulunu taşınmış İstanbul’a. 2,5 yıl boyunca özlem dolu günler, dünyanın iki ucunda iki güzel sevgili, telefon görüşmeleri, görüntülü konuşmalar… Sayılı gün geçmiş elbet geçmesine de, bu sefer yeni ayrılıklar eklenmiş. Ankara’ya askerlik için geri dönen Deniz ve İstanbul’un iş dünyasında yaşamına devam eden Sedef için çanlar son bir kere daha ayrılık için çalmış. Askerlik sonrasında sonunda sıra kavuşma vaktine gelmiş, İstanbul birleştirmiş onları.

Evlilik teklifini konuştuğumuzda, onun da ayrı bir macerası olduğunu anlatmışlardı. O gün iş için Sedef Konya’ya, Deniz Zonguldak’a gitmiş. Evlilik teklifini aklına koyan Deniz, işi bittikten sonra Zonguldak’tan dönüp, kendi evini kafasındaki plana göre düzenlenmeye, süslemeye başlamış. O sırada da Sedef akşama kadar çalışıp, bütün günün yorgunluğuyla havaalanına gitmiş. Uçağa bindiğinde görevliler apar topar gelip Sedef’i indirmişler. Meğerse şirketin sekreteri yanlış tarihe bilet almış.

Sedef&Deniz Düğün Hikayesi, Belgesel Düğün Fotoğrafçısı İzmir, Gelin&Damat Portreleri

Sonunda şartları da zorlayarak Sedef gecenin son uçuşuna bilet bulmuş ve İstanbul’a dönmüş. İçine de doğmuş bir teklif geleceği. Hatta ‘bu gece etmese bari, berbat durumdayım’ diye de içinden geçirmiş. Deniz cephesinde de hazırlıklar bitmiş, heyecanla Sedef bekleniyormuş. Deniz Sedef’i karşılayıp kendi evine götürmüş. Kapıyı açtıklarında kamera karşılarında, Deniz hemen kameranın kayıt tuşuna basmış ve o anda Sedef anlamış, birşeyler olacak. Evin içinde duvardan duvara ipler gerilmiş, o iplere de hayatlarının her anına dair anıdan fotoğraflar asılıymış. Sedef içeri girmiş. Ortadaki sehpada, güller, notlarda şiir dizeleri ve bir de yüzük 🙂  Sonrası; iyilik güzellik, bir de evlilik teklifi…

Sedef ve Deniz beraber çalışma kararımızdan sonra bizden organizasyon şirketi konusunda yardım istedi. Bizim beraber çalıştığımız organizasyon şirketlerini maille gönderdik. Tercihlerini So Cute Bride Team’den yana kullandılar. Uzun süre telefonda görüşebildiğimiz Sedef ve Denizle yüz yüze görüşmemiz düğüne 15 gün kala gerçekleşti. Karşılıklı oturduğumuzda epey uzun süre muhabbet ettik, hikayelerini dinledik, derken ‘düğün için başka önerileriniz olur mu, ne yapalım?’ diye bize sordular. So Cute bir fotoğraf köşesi hazırlayacaktı, bizim de aklımıza o fotoğraf köşesini bir konsepte uygun olarak özelleştirmek geldi de hiçbirimizin kafasında somut birşeyler belirmedi o an.

Sonra başka mevzulara daldık, nasıl olduysa bir anda Leyla ile Mecnun’dan konuşmaya başladık, evet hepinizin bildiği fenomen televizyon dizisi. Sonra bir anda gözlerimiz parladı, işte konsepti bulmuştuk. Madem bu diziyi hepimiz seviyorduk, bizim de yardımlarımızla buna uygun birşeyler hazırlayabilirdik. Sonunda düğün günü gelip çatacaktı ki ondan önce 15 Temmuz geldi. Gece koca bir kabus gibi üstümüze çökerken, takdir edersiniz ki uzun zamandan beri hayalini kurdukları o günü bekleyen Sedef ve Deniz için o tedirginlik çok daha fazlaydı. Organizasyonla ilgili tüm ekip birbiriyle iletişim halindeydi. İlerleyen saatlerde belirsizlik dağılmaya başladı.

Sedef&Deniz Düğün Hikayesi, Belgesel Düğün Fotoğrafçısı İzmir, Gelin&Damat Portreleri

Sabaha fırtına kısmen dinince programımıza sadık kalıp yola çıktık. İstikamet Birgi, Saliha Hanım Taş Konak’tı. Birgi’yi bilen bilir, tarihi evleriyle ünlüdür, o güzel dokusuyla sizi içine çeker. Bir gece önceden hepimiz biraz yorgun ve tedirgindik ama her şeye rağmen gülümsemeye devam etmemiz gerekiyordu. Hazırlık aşamalarımız Saloon Locca’nın makyözlerinden Huriser’in sihirli parmaklarıyla başladı. Toprak tonlarında doğal bir makyajı tercih eden Sedef, saçlarını da Gökçen’in marifetli ellerine bıraktı. Maşayla dalgalandırılan saçları Maria’nın Çiçekleri’nin hazırladığı bahar dokunuşuyla taçlandırıldı. Pronovias’ın tül ve güpürden oluşan prenses model gelinliğini giyen Sedef, dantel işlemeli uzun duvağıyla artık Deniz’i heyecanla odada bekliyordu. Odanın içinde ve dışında olarak ikisini ayrı ayrı markaja alan Fotoğraf Sandığı ekibinde de heyecan doruktaydı.

Deniz, Beymen’den lacivert bir damatlığı tercih etmiş, aksesuar olarak da pantolon askısını kullanmıştı ve halihazır bir şekilde kapıdaydı. Kapı açıldı, o heyecan, o mutluluk tüm odayı sardı. Deniz ve Sedef eski zaman filmlerindeki gibi elele çıkarken konaktan, arkadaşları, aileleri, çevrelerini sarıp alkışla eşlik ediyordu bu güzel beraberliğe.

Düğünün yapılacağı yere vardığımızda hazırlıklar tamamlanmak üzereydi. Fotoğraf köşesi için hazırladığımız kostümleri yanımıza alarak, Leyla ile Mecnun’lu konuşma baloncuklarını düzenledikten sonra ayrı kollardan organizasyon detaylarını çekmeye başladık. Gün batımı kızıl örtüsünü üzerimize örtmeye hazırlanıyordu. O zaman beklenen an gelmişti. Karşıdan Sedef ve Deniz göründü, seremoni alanına doğru yürürlerken hayatlarının en güzel yolculuğuna çıkıyorlardı. Mesafeleri göze alıp, birbirinden ayrılmayan kalpleri artık bir ömürlük yoldaşlığa hazırdı. Bir yaz gecesinde, içimizi kıpır kıpır eden o mis havayla Sedef ve Deniz harika bir eğlenceyle dünya evine girdiler. Bir okul gecesinden düğün gecesine uzanan bir öykü onlarınki, gözlerimize, yüreklerimize emanet edilen. İyi ki mutluluklarını mutluğumuza kattılar ki biz daha da çoğaldık 🙂

O geminin bir gün geleceğine inanın siz, yolunuzun merkezinde hep bir ‘Göğe Bakma Durağı‘ olsun, baktıkça mavi olun, ağzınızdan çıkanla kulağınızın duyduğu hep aşk olsun.

Hoooopppp!!

İyi ki varsınız Sedef ile Deniz 🙂